Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size blue color orange color green color

KARAHİSAR İŞİTME ENGELLİLER İÖO

Ana Sayfa
Türkiye'de işitme engellilerin durumu Yazdır
Yazar Kagan Keskin   
Friday, 03 February 2006

Türkiye’de tahminen her bin bebekten 1 veya 2 si ileri derecede işitme kaybı ile doğmakta 3-4 yaş grubunda geçirilen hastalıklar , kazalar ,travmalar sonucu bu oran %0.6 ya çıkmaktadır. İşitme engelli bebek ve çocukların çok azı tanı , tedavi ve konuşma eğitiminden yaralanmakta geri kalan büyük çoğunluk okul çağına kadar herhangi bir tedavi veya eğitim almamaktadır. İşitme engelliler okullarında eğitilmeye çalışılan bu çocuklar toplumsal iletişim kuracak beceriyi kazanamadıkları gibi kendilerine meslek edinmelerini sağlayacak eğitimi de alamamaktadır.

Son yıllarda işitme engelliler okullarında sözel iletişim yöntemiyle eğitim verilmesi benimsenmiştir. Dil ve konuşma gelişimi olmayan çocukların bu yöntemle eğitilmesi mümkün değildir. Bu okullardan mezun olan çocukların okuduğunu anlama ve cevaplama dolayısıyla sınavlarda başarılı olma şansı yoktur. Gözlediğimiz kadarıyla sözel iletişimi olmayan işitme engelliler arasında yüksek öğrenim gören veya meslek sahibi olana rastlanmadığı gibi normal bir insanın kültür seviyesine mevcut koşullarda ulaşmaları çok zordur.

Türkiye’de işitme engelli çocuklar genellikle 2.5- 4 yaş arasında fark edilmektedir. İşitme engeli için tanı,cihazlama,eğitim gibi işlemler birkaç büyük ilimizdeki Üniversitelerin Odyoloji bölümlerinde sürdürülmekte olup ihtiyacı karşılayamamaktadır. Devlet Hastanelerinin çok azında Odyoloji birimleri bulunmakta buralarda çocukların eğitimi için her hangi bir düzenleme mevcut değildir. İşitme engelli çocukların çok azı bu merkezlere ulaşabilmektedir. İşitme kaybı saptanıp işitme cihazı kullanması önerilen çocukların işitme ve konuşma eğitimine ihtiyacı vardır.2.5-4 yaş civarında tanısı konulan bir çocuğun dil ve konuşma gelişimini kazanabilmesi için 17-18 yaşına kadar eğitim alması gerekir. Ankara’da Hacettepe, Gazi ,Ankara Üniversitelerinin,İstanbul’da Marmara, Eskişehir’de Anadolu üniversitelerinde eğitim merkezleri bulunmakta olup kapasitelerinin üstünde hizmet vermeye çalışmaktadır. Merkezlerin yetersiz sayıda olması nedeniyle Devletimiz Özel eğitin merkezlerinden hizmet sağlanması için katkıda bulunmaktadır. Sağlık kurulu raporu ile engellilik halini belgeleyen ve sosyal güvencesi olanlara 2003 yılı bütçe uygulama talimatına göre ayda 280 milyon (200 dolar) özel eğitim parası ödemektedir. Bu da bir yılda bir çocuk için 2400 Dolar, 10 yılda 24 000 Dolar demektir. Bir merkezde ortalama 100 çocuğun eğitim aldığı düşünülürse devlet bu merkeze yılda 2 40 000 Dolar ödeme yapmaktadır.

Yaşamının ilk 3 ayında tespit edilip 6. ayında işitme cihazı uygulanan ve terapiye başlanan çocukların eğitim süresi kısalmaktadır çünkü bu çocuklar işitmesi normal olan çocukların dil ve konuşma dönemlerine uygun gelişme göstermektedir. Dolayısıyla daha kısa bir sürede hedefe ulaşılacak ve Devlet de daha az harcama yapacaktır.

Teknolojideki gelişmeler en ileri derecedeki işitme kaybı için bile işitme imkanını sağlayacak düzeyde olup bu teknolojiler Türkiye’de de mevcuttur. Bu nedenle Özürlüler İdaresi olarak Erken tanı yöntemlerinin işitme engeli ile doğan bebeklere uygulanmasını sağlamak amacıyla gelişmiş ülkelerde uygulanmakta olan otoakustikemisyon test cihazı ile yeni doğan işitme taramalarının doğum hastanelerinde başlamasını sağlayan projenin koordinasyonunu üstelenmiştir. Sağlık bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin de taraf olduğu projede Ankara Zübeyde Hanım Doğum ve Çocuk Bakımevinde 20.09.2000 tarihinde yeni doğan işitme taramalarına başlanmıştır. Mayıs 2003 tarihine kadar 17500 e yakın bebek taranmış olup Hacettepe Üniversitesi Odyoloji bölümüne sevk edilenlerden 12 bebeğe işitme kaybı tanısı konarak rehabilitasyon programına alınmıştır. Bu çalışma ile tarama programının başarılı ve kolay uygulanabilir olduğu gözlenmiş bu nedenle diğer doğum hastanelerinde de uygulanması için çalışmalara başlanmıştır. İlk aşamada Türkiye’nin en büyük doğum hastanesi olan Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Doğum Hastanesinde Mayıs 2003 de yenidoğan işitme tarama ünitesi kurularak çalışmalara başlanmıştır.

 

Kaynak:

© 2005- T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi - Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı

 
< Önceki   Sonraki >